.

Her öykünün içinde bir müzik, her fotoğraf karesi ya da resmin kenarında köşesinde gizli kalmış bir öykü vardır.
Ankara Kalesi'ne çıkan yokuşun başındaki hırdavatçılar çarşısının küçük meydanında, mütevazı tezgahını açmış, ahşap taburesinde oturan kundura tamircisinin yüzündeki hüznün ardında da mutlaka bir öykü olmalıydı. O civarda birlikte dolaşıp fotoğraf çektiğim dostum Düş Hekimi Yalçın'la birlikte kundura tamircisinin kare kare fotoğraflarını çekmiştik. Sonra Yalçın ustanın avucuna bir iki lira bozuk para sıkıştırmıştı. Vakit öğlen üzeriydi ve kundura tamircisi bu para ile siftahını yapıyordu. O anda öykünün ilk damlaları zihnime düştü fakat yazılması için aradan hayli zaman geçmesi gerekti.

Ben o kundura tamircisine, sevdiğim bir dostumun adını vererek bir Ekim günü zihnimde kurduğum öyküyü yazdım. Usta da eminim adını kullandığım okul arkadaşım Ali İlhan gibi sevecen, dost canlısı, misafirperver, adam gibi bir adamdı. Yüreğindeki iyiliğin yüzüne yansıması belli ediyordu bunu.

Ve Ali İlhan Usta'nın öyküsü Çağdaş Türk Dili Dergisi'nin Aralık 2011 sayısında yayımlandı...

 

 




 


 

 

 

beste: İsmail Baha Sürelsan "Gönlüm Düşüyor"

 

 

 

 

"Denemelere dönüş"