Eğer mavi bir yolculuğa çıkarken,

 

 


geceleri, güvertede yıldızları yorgan yapmak

 

 


ve seherle birlikte, güneşi doğuran şarkılar mırıldanmak için yola koyulmuşsan,

 

 


Ege kıyılarından güneye doğru inerken, arabanın teybinde çalan

 

 


“Canzone Per Te” ve Amalia Rogriguez’in duygusal yorumu, gönül telini titretebilir.

 

 


Gökova'yı, aradan bin yıl geçmiş bile olsa, neredeyse bıraktığın gibi bulursun. Yaşamak güzel şey be dostum!

 

 


Yolculuğa çıkmadan önceki gece ruhunu dinlendirmiş,

 

 


dönüşte Orfoz'da Halil Kaptan'la demlenmeyi planlamış,

 

 


Limon'da günbatımını, bir sonraki sefere bırakmayı düşünmüş,

 

 


ve ertesi öğlen Tepecik Cami önünden denize açılmışsındır;

 

 

puslu Bodrum Kalesi

 

 

ve kuğu gibi guletler seni selamlarken...

 

 


 Savarona bile sana sürpriz yapmaya gelmiştir.

 

 


Sonra koylar, koylar, koylar…

 

 

Kimisinin girişini aslan gibi bir sedir ağacı korurken, kimisinden de seni arılar kovalamıştır.

 

 

Sen ise günler boyu; dostluklara, sohbetlere, denize ve onun inanılmaz yaratıklarına,

 

 

gün batımlarına, teknede pişen balık çorbasına, buzlu rakılara, sigara böreklerine doyamamışsındır.
Ege’nin gazetesi Yeni Asır ise hoş geldin dercesine, Öykücü’ye bir selam yollamıştır, tam o günlerde…
Ve ilerleyen teknoloji, mesajın teknede eline ulaşmasını sağlamıştır…

                                                                                                                                                                                                                                          

*              *              *

11.7.2010 tarihli o mesajın orijinali şöyledir:

 

 

Köşe yazısında sevgili Bijen Molay'ın sözünü ettiği ilk göz ağrım, Sarı Kızım;

senin yerin apayrı, seni nasıl unuturum?

 

müzik: Amalia Rodriguez yorumuyla "Canzone Per Te"

 

 

 

 

"Denemelere dönüş"